7 Aralık 2009

Soru(n)lar ?

Bir bebek bir kase mamayı kaç dakikada yer?
Aynı bebek aynı mamayı kaç takla attırarak yer?
Bu kadar zor ve uzun süren yemek savaşlarından sonra taraflardan cüce olanın uykuya mağlup olması bize kaç öğün kaybettirir?
Her yenen yemekten sonra savaş alanını kim temizler?
Neden o şurup hedefi şaşırıp boyundan aşağı süzülmeyi tercih eder?
Bir aşı bu kadar insanın zihnini niye bu kadar meşgul eder?
Yenmeyecek herşey neden bu kadar iştah kabartıcı gelir bu bebeğe?
Kablolarla aşkı ne zaman biter?
Daha kaç ay aynı kiloda kalır?
Peki ne zaman yürür? :)
Bir de ne zaman anne diyecek?
*************************************************************************************
Bir evin perdesi diğer eve neden uymaz?
Tavan yüksekliği standart olamaz mıydı bari güzel ülkemde...
Pencere kenarına yapışan fiyonk makarnayı silkelemiş üst komşu ne kadar titizdir?
Ve süper titiz (!) üst komşunun çocuğu evde hiç yürümez hep koşar mı? (Bunun makarnayla ilgisi var mıdır?)
Sucu, kargocu vs nasıl her defasında zili uyku saatlerinde çalmayı başarır?
İkea evimizin herşeyi midir? :)
************************************************************************************
Gün neden sadece 24 saat...

14 yorum:

yeliz dedi ki...

ya başladım yanıtlamaya, çok uzun sürdü yazması... işe dönmem lazım, çok sevindim seni gördüğüme, yupppiii diyesim geldi.
peki bi tane de ben ekliyeyim:
NEDEN GECE DELİKSİZ UYUMAZ BİR VELET??
imza: gece uykularıyla tırlatmış kadın!!

Deniz dedi ki...

-bir bebek bazen bir kase mamayı hiç! yemez... Bu da ne kadarda yediğinden daha önemli bir sorundur. Kablolarla ve kumandalarla aşkı bitmez kolay kolay... Yaş 1.5 daha bitmedi en azından...Postacı, kapıcı, baba, babaanne, anneanne ve bilumum kişiler hep uyku saatinde ararlar.Bu da Murhpy kanununudur :))
Bilmiyorum anlatabildim mi?

kuzunun annesi dedi ki...

Damlalıgın linkini buldum , markası dalinmiş .En rahat bununla veriliyor ilac.
http://www.anneyiz.biz/dalinweb/urun_img/325a5723387041b6e6412568dbec7b26.jpg
Öperim dertli arkedaşım benimmmm , çok özledik

Tuğçe dedi ki...

Yelizciğim, biliyorum senin bu aralar ne kadar yorulduğunu...Arca'nın uyku düzeni geri gelir tez zamanda inşallah...

Tuğçe dedi ki...

Ah, Deniz o zaten problemlerin en kaymaklısı...Kesinlikle bazen ne yapsam yemiyor, bir ara ben yiyordum hatta kıyamamyıp, şimdi çöpe, çöpe, çöpe...
Yememesi zaten sorun...
Yediği miktar 2. ve yeme süresi 3. sorun olsun... :) Topten de ilk 3 bizden böyle...
Evet, Murphy'nin ellerinden öpüyorum, kapı olmazsa telefon mutlaka...
Sevgiler!

Tuğçe dedi ki...

Hayatcm çk sağol!
Öptm seni...
(Bu arada bizim bey :) enjektörle aynı şey damlalık diye buyurdular dün gece...katılmıyorum, deneyeceğimdir...)

Tuğçe dedi ki...

Bu arada Yelizcm Hayatcm ikinize de çook teşekkürler!

fazi dedi ki...

:) güzel sorular gercekten:) bazılarının damak tadı daha gelişmiş ,belki de dil üzerindeki tat hücreleri daha hassas!bu nedenle her tat hoşlarına gitmeyebilir veya alışmak zaman alabilir . kimbilir belki de senin minik ,gelecekte iyi bir gurme olacaktır :)

rahsan dedi ki...

cevaplari bir cümlede özetliyorum:
rahsan sen en iyisi cocuk yapma :)))

Ecehan dedi ki...

Duru seni fazla hırpalamış anlaşılan. Biz buna kısaca "annelik" diyoruz. Kolay gele...:-)

Tuğçe dedi ki...

Fazi hiç böyle düşünmemiştim ama sevdiği şeyi yiyor gerçekten...Bugün bir tabak mantıyı götürmüş mesela...:)

Rahşancm yaa hep mesajları yanlış anlıyorsuun!
:) Beni bir sen anladın, sen de yanlış anladın :P

Ecehan sağol, sana da ama hırpalanmak bayağı ağır bir tanım olur, Duru'yu tanımadığın için.. :)

ANALI KIZLI HER TELDEN dedi ki...

ay valla aynı düşünceleri paylaşıyoruz kuzunuz benim kuzumdan bir ay küçük sanırım o yüzden dertler aynı diş çıkartmasından tut yemek yemesine kadar ahhhh ah ne zormuş çocuk yetiştirmek ama bir okadar da güzel ve kutsal.

FADİŞ dedi ki...

Merhaba ben Fadiş. Yazınızı okuduktan sonra dayanamadım yazayım dedim. Annelerin yaşadıkları bu kadarmı benzeşir. Bazen çok iştahli bazen hiç bir şey yemek istemiyor, ağzını o kadar sıkı kapatıyorki mümkün değil açamazsınız. Hafta içi hayatımız daha düzenli, çalışan bir anneyim ve tüm gün bebeğimi göremiyorum akşamları ise daha çok oynamakla geçiyor arada yemeğini veriyorum. tekrar biraz oyun ve uyku. Şu sıralar bademcikleri iltihaplandı, antibiyotik veriyoruz ve parasatemol. Şuruplarını içirtmek o kadar zor ki, saçına varıncaya kadar şurup oluyor. Hadi bakalım üstünü değiştir. Günlerimiz böyle geçiyor ama bebek sahibi olmak o kadar güzel bir duygu ki bütün zorluklar hemen unutuluyor. Aynı zorlukları bakıcı teyzesine yapmıyor, şurubunu çok güzel içiyor, altını değiştirtiyor ve mamasını sakince yiyor. Hadi bakalım bu ne demek şimdi. Bütün nazı bana mı?

Damla dedi ki...

İkea evimizin bir tek tahret musluğu değildir. O da İsveç'te kullanılmadığındandır, yoksa onu da İkea'dan alır takarım.